Ruhsatsız silah bulundurma ve taşıma suçu, Türk ceza hukukunda uygulamada en sık karşılaşılan suç tiplerinden biridir. Buna rağmen suçun hukuki çerçevesi hakkında kamuoyunda yaygın bir yanlış bilgi dolaşır: pek çok kişi bunun para cezasıyla kapanan idari bir ihlal olduğunu düşünür. Oysa fiil, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un 13. maddesinde hapis cezası öngörülen bir suç olarak düzenlenmiştir.
Bu yazıda ruhsatsız silah suçunun kanuni dayanağı, maddedeki dört ayrı ceza dilimi, taşıma ile bulundurma arasındaki belirleyici ayrım, 2024 ve 2026 yıllarında yapılan değişiklikler, seri muhakeme usulünün hangi hâllerde uygulanabildiği ve yargılamanın işleyişi madde metinleri esas alınarak ele alınmaktadır. Ümraniye, Çekmeköy, Sancaktepe, Ataşehir ve Üsküdar çevresinde yürütülen soruşturmalarda hangi adli makamların yetkili olduğuna da ayrıca değinilmiştir.

Ruhsatsız Silah Suçu Hangi Kanunda Düzenlenir?
Ruhsatsız silah fiilleri Türk Ceza Kanunu’nda değil, özel bir kanunda düzenlenmiştir. Dayanak, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’dur. Adli kayıtlarda ve iddianamelerde bu suç çoğu zaman “6136 sayılı Kanun’a muhalefet” biçiminde ifade edilir.
Kanun, silahla ilgili fiilleri ağırlıklarına göre ayırır:
- Madde 12 — silah kaçakçılığı niteliğindeki fiiller (ülkeye sokma, ülkede imal, nakletme, satma, satış amacıyla bulundurma),
- Madde 13 — ruhsatsız silahı satın alma, taşıma veya bulundurma,
- Madde 13/A — silahın özensiz muhafazası sonucu çocuk tarafından ele geçirilmesi,
- Madde 14 ve 15 — bıçak ve diğer aletlere ilişkin fiiller,
- Ek Madde 1 — ruhsatlı olsa dahi silah taşınması yasak olan yerler.
Günlük hayatta en sık karşılaşılan hâl, 13. maddede düzenlenen bulundurma ve taşıma fiilleridir. Silahın hangi şekilde ele geçirildiği, nerede bulunduğu, kaç adet olduğu ve teknik özellikleri; uygulanacak fıkrayı ve dolayısıyla ceza aralığını doğrudan değiştirir.
“Ruhsatsız Silah Cezası Kaç TL?” Sorusunun Yanıtı
Arama motorlarında bu suç hakkında en çok sorulan sorulardan biri cezanın parasal tutarıdır. Soru, yaygın bir yanlış anlamadan kaynaklanır. Gerçek durum şudur:
Ruhsatsız silah bulundurmak veya taşımak, kural olarak hapis cezası gerektiren bir suçtur. 6136 sayılı Kanun m. 13, hapis cezasının yanına ayrıca adli para cezası da ekler. Buradaki adli para cezası, trafik cezası gibi idari bir yaptırım değildir; mahkeme tarafından gün karşılığı hesaplanarak hükmedilen bir ceza türüdür ve ödenmemesi hâlinde hapis cezasına çevrilebilir.
Kanunda idari para cezası öngörülen hâller yalnızca iki tanedir ve bunlar silahın kendisine değil, ruhsat işlemlerindeki usul aykırılıklarına ilişkindir. Bu iki hâl yazının ilerleyen bölümünde ayrıca ele alınmıştır. Dolayısıyla “ruhsatsız silah cezası nereye ödenir” sorusunun kural olarak bir karşılığı yoktur; soruşturma açılır, iddianame düzenlenir ve dava görülür.
6136 Sayılı Kanun m. 13’te Dört Ayrı Ceza Dilimi
Madde 13, tek bir ceza öngörmez. Somut olayın özelliklerine göre dört ayrı fıkra devreye girer ve bunlar arasındaki ceza farkı oldukça büyüktür.

1) Temel Hâl: Satın Alma, Taşıma veya Bulundurma (m. 13/1)
Maddenin birinci fıkrası şu fiilleri kapsar: Kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahları, bunlara ait mermileri veya namlu, sürgü, gövde, çerçeve, silindir, mekanizma başı, çıkarıcı, tırnak, ateşleme iğnesinden oluşan ana ya da balistik önemi hâiz parçaları satın almak, taşımak veya bulundurmak. Fıkra ayrıca, ses veya gaz fişeği atabilen bir silahken sonradan Kanun kapsamına giren silah vasfına dönüştürülmüş silahları da açıkça kapsar.
Öngörülen ceza: iki yıldan dört yıla kadar hapis ve yüz günden beş yüz güne kadar adli para cezası. Bu fıkra, maddenin temel hâlidir. Diğer fıkralardaki özel şartlar gerçekleşmediğinde uygulanan hüküm budur.
2) Nitelikli Hâl: Silahın Niteliği veya Miktarın Vahim Olması (m. 13/2)
İkinci fıkra iki durumda devreye girer:
- Ateşli silahın, Kanun’un 12. maddesinin dördüncü fıkrasında sayılan silahlardan olması. Bu fıkrada tüfek; seri ateşli, kısa sürede çok sayıda ve etkili biçimde mermi atabilen tam otomatik silahlar; dürbünlü, susturuculu veya hedef noktalayıcı aparat takılı tabancalar ve benzerleri sayılmıştır.
- Ya da silahın, mermilerin veyahut sayılan ana parçaların sayı veya nitelik bakımından vahim olması.
Öngörülen ceza: beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beş yüz günden beş bin güne kadar adli para cezası.
“Vahim” ölçütü kanunda rakamla tanımlanmamıştır; her olayda ele geçen silah ve mermi sayısı, bunların türü ve bir arada bulunma biçimi dikkate alınarak mahkemece değerlendirilir. Bu değerlendirme, iki yıldan başlayan bir ceza ile beş yıldan başlayan bir ceza arasındaki farkı belirlediği için yargılamanın en kritik noktalarından biridir.
3) Ev veya İşyerinde Tek Silah (m. 13/3)
Üçüncü fıkra, uygulamada en sık tartışılan hükümdür ve ancak üç şartın birlikte gerçekleşmesi hâlinde uygulanır:
- Ateşli silah, 12. maddenin dördüncü fıkrasında sayılan nitelikli silahlardan olmayacak,
- Silah bir adet olacak,
- Silah ve mutat sayıdaki mermileri ya da ana parçaları ev veya işyerinde bulundurulmuş olacak.
Bu üç şart birlikte gerçekleştiğinde ceza: bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yüz günden beş yüz güne kadar adli para cezası.
Üçüncü fıkranın pratik önemi yalnızca daha düşük ceza aralığından ibaret değildir. Yazının ilerleyen bölümünde açıklanacağı üzere, seri muhakeme usulü yalnızca bu fıkra bakımından uygulanabilir. Bu nedenle somut olayın birinci fıkra kapsamında mı yoksa üçüncü fıkra kapsamında mı değerlendirileceği, hem ceza miktarını hem de yargılamanın işleyişini kökten değiştirir.
4) Mermi veya Parçaların Pek Az Sayıda Olması (m. 13/4)
Dördüncü fıkra, silahın kendisinin değil yalnızca mermilerin veya ana parçaların söz konusu olduğu hâlleri düzenler. Bunların pek az sayıda bulundurulması veya taşınması mahkemece vahim olarak takdir edilmezse ceza: altı aya kadar hapis ve otuz günden beş yüz güne kadar adli para cezası.
“Taşıma” ile “Bulundurma” Arasındaki Fark Neden Belirleyici?
Madde 13’ün kurgusu incelendiğinde, taşıma ile bulundurma arasındaki ayrımın cezayı doğrudan etkilediği görülür. Üçüncü fıkradaki indirimli ceza aralığı, metninde açıkça “ev veya işyerinde bulundurulması” ifadesine yer verir. Yani bu hüküm, silahın sabit bir yerde muhafaza edildiği durumlar için öngörülmüştür. Silahın üzerinde, aracında veya çantasında taşındığı hâller bu fıkranın lafzı dışında kalır ve kural olarak birinci fıkra kapsamında, yani iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngören dilimde değerlendirilir.
Bu nedenle soruşturmada silahın nerede, nasıl ve hangi koşullarda ele geçirildiği; arama tutanağının içeriği ve yakalama anına ilişkin tespitler belirleyici hâle gelir. Benzer bir ayrım, uyuşturucu suçlarında da karşımıza çıkar; nitekim kullanmak için bulundurma ile ticaret suçu arasındaki sınırın nasıl çizildiği ayrı bir incelemenin konusunu oluşturur.
Ruhsat İşlemlerindeki Aykırılıklar: İdari Para Cezası
21/11/2024 tarihli ve 7533 sayılı Kanun’un 12. maddesiyle, 6136 sayılı Kanun m. 13’e idari para cezası öngören fıkralar eklenmiştir. Bu düzenleme, ruhsatsız silah taşıma ve bulundurma suçunun kendisini değil, ruhsat işlemlerindeki usul aykırılıklarını hedefler.
Birinci hâl: Bulundurma ve taşıma fiilinin; vefat, sağlık durumu, mahkûmiyet, müsadere, satın alma veya devir nedeniyle yapılan ruhsatlandırma ya da ruhsat yenileme işlemlerinde Kanun’da düzenlenen yükümlülüklere aykırı davranılarak işlenmesi hâlinde, on bin Türk lirasından yirmi beş bin Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır.
İkinci hâl: Nakil izin belgesi almaksızın, bulundurma izni verilen silahını mesken veya işyeri değişikliği nedeniyle nakledenler hakkında da aynı tutar aralığında idari para cezası öngörülmüştür.
Her iki hâlde de idari para cezası vermeye yetkili makam, aynı maddeye eklenen fıkra uyarınca mülki idare amiridir. Kanun metnindeki tutarların, idari para cezalarına ilişkin genel kurallar çerçevesinde her yıl yeniden değerleme oranında güncellendiği göz önünde bulundurulmalı; güncel tutar için ilgili yılın tebliğine bakılmalıdır.
Yeni Düzenleme: Silahın Çocuk Tarafından Ele Geçirilmesi (m. 13/A)
8/8/2026 tarihli ve 7593 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle 6136 sayılı Kanun’a 13/A maddesi eklenmiş ve düzenleme 18/8/2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu, konuya ilişkin en yeni yasal değişikliktir.
Maddeye göre: Ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilmesi suretiyle çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Düzenlemenin iki yönü dikkat çekicidir. Birincisi, bu hüküm silahın ruhsatlı olup olmamasına göre ayrım yapmaz. Ruhsatlı bir silah sahibinin de silahını gerekli özeni göstermeden muhafaza etmesi ve silahın bir çocuğun eline geçmesi hâlinde madde uygulama alanı bulur.
İkincisi, madde bir netice aramaktadır: silahın çocuk tarafından ele geçirilmiş olması. Çocuğun silahla bir zarar meydana getirmesi ayrıca aranmaz; ele geçirme olgusu suçun oluşması için yeterlidir. Buna karşılık silahla ağır bir netice meydana gelmişse, maddedeki “daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç” kaydı devreye girer.
Kuru Sıkı Tabanca Ne Zaman Suç Konusu Olur?
Ses veya gaz fişeği atabilen, halk arasında “kuru sıkı” olarak bilinen tabancalar kural olarak 6136 sayılı Kanun kapsamındaki ateşli silahlardan sayılmaz. Ancak iki durumda tablo değişir.
Birincisi: Böyle bir silahın teknik özelliklerinde değişiklik yapılarak 6136 sayılı Kanun hükümlerine tabi silah hâline dönüştürülmesi. 21/11/2024 tarihli ve 7533 sayılı Kanun’un 11. maddesiyle 12. maddeye eklenen fıkra uyarınca bu eylem, 5201 sayılı Kanun hükümleri dışında yapılmış üretim olarak kabul edilir ve 12. madde hükümlerine göre, yani silah kaçakçılığı hükümleri uyarınca cezalandırılır. Aynı fıkra, dönüştürülen silahın sayı ve nitelik bakımından vahim olmaması hâlinde cezada indirim öngörmektedir.
İkincisi: Dönüştürülmüş bir silahın satın alınması, taşınması veya bulundurulması. Madde 13/1, “ses veya gaz fişeği atabilen silah iken bu Kanun hükümlerine tabi silah vasfına dönüştürülen silahları” açıkça kapsamına alır.
Bu noktada belirleyici olan, silahın görünümü veya satın alındığı yer değil, ekspertiz raporudur. Kriminal inceleme sonucunda silahın gerçek mermi atabilir hâle getirildiği tespit edilirse fiil 6136 kapsamına girer. Bir nesnenin hukuken “silah” sayılıp sayılmadığı meselesi, kasten yaralama suçunda silahtan sayılan nesneler bakımından da ayrı bir tartışma konusudur.
Silah Kaçakçılığı (m. 12) ile Ruhsatsız Bulundurma (m. 13) Arasındaki Sınır
İki madde arasındaki fark, hem ceza miktarı hem de yargılama rejimi bakımından büyüktür.
Madde 12, ateşli silahları veya mermileri ülkeye sokmayı, sokmaya teşebbüsü, buna aracılığı, 5201 sayılı Kanun hükümleri dışında ülkede imal etmeyi, bir yerden diğerine taşımayı veya yollamayı, taşımaya bilerek aracılık etmeyi, satmayı, satmaya aracılık etmeyi veya bu amaçla bulundurmayı kapsar. Öngörülen ceza beş yıldan on iki yıla kadar hapis ve beş yüz günden beş bin güne kadar adli para cezasıdır.
Fiilin iki veya daha çok kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde ceza sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adli para cezasına yükselir. Fiilin bir suç örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde cezalar bir kat artırılır. Silahın 12/4’te sayılan nitelikli silahlardan olması veya miktarın vahim olması hâlinde ayrıca artırım uygulanır.
Kritik ayrım, bulundurmanın amacındadır. Satış amacıyla bulundurma 12. madde kapsamına girerken, bu amaç olmaksızın bulundurma 13. madde kapsamında değerlendirilir. Soruşturmada ele geçen silah sayısı, ambalaj durumu, ödeme kayıtları ve iletişim içerikleri bu amacın tespitinde kullanılır. Bu tür incelemelerde dijital materyallerin imajının alınması ve hukuka aykırı delil sorunu ayrıca önem taşır.
Bıçak ve Diğer Aletler: 6136 m. 4 ve m. 15
6136 sayılı Kanun yalnızca ateşli silahları düzenlemez. Madde 4, ülke içinde yapımı yasak olan aletleri tek tek sayar: kama, hançer, saldırma, şişli baston, sustalı çakı, pala, kılıç, kasatura, süngü, sivri uçlu ve oluklu bıçaklar, topuz, topuzlu kamçı, boğma teli veya zinciri, muşta ile salt saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel nitelikteki benzeri aletler.
Aynı maddenin devamında önemli bir sınırlama yer alır: ev gereçlerinden olan veya tababet, sanayi, tarım ve spor için kullanılan aletlerle bir meslek veya sanatın icrası için gerekli bıçak, şiş, raspa ve benzerleri bu Kanun hükümlerine tabi değildir.
Madde 15/1 uyarınca, 4. maddede yazılı bıçak veya diğer aletleri satanlar, satmaya aracılık edenler, satın alanlar, taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis ve yirmi beş günden az olmamak üzere adli para cezasına hükmolunur. Sayı veya nitelik bakımından vahim olması hâlinde bu ceza yarıdan bir katına kadar artırılır.
Ayrıca 15. maddenin son fıkrası uyarınca, Kanun’un 4. maddesinin üçüncü fıkrasında yazılı olan — yani kural olarak serbest bulunan — yivli ve yivsiz silahlarla bıçak ve diğer aletleri, hâl ve şartlara göre sırf saldırıda kullanmak amacıyla taşıyanlar üç aya kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Burada belirleyici olan aletin kendisi değil, taşıma amacıdır.
Ruhsatlı Silahın Bile Taşınamayacağı Yerler (Ek Madde 1)
Geçerli bir ruhsata sahip olmak, silahın her yerde taşınabileceği anlamına gelmez. Ek Madde 1, ateşli silah taşınmasının yasak olduğu yerleri üç bent hâlinde sayar:
(A) bendi: Duruşmalarda, mahkeme salonlarında, hastanelerin psikiyatri bölümlerinde, akıl hastanelerinde, ceza ve tutukevleri ile her türlü ıslah ve infaz kurumlarında veya bunların eklentilerinde.
(B) bendi: Öğrencilerin toplu olarak oturdukları yurtlarda, eğitim ve öğretim kurumlarında, siyasi partilerin açık hava ve kapalı yer toplantılarında, izinli veya izinsiz yapılan toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde, sendikalarda, derneklerde veya bunlara yönetim ve yapı olarak doğrudan bağlantılı yerlerde veya bunların toplantı ve kongrelerinde, her türlü spor karşılaşma veya yarışmalarının yapıldığı yerlerde, kanuna uygun veya aykırı olarak grev ve lokavt yapılmakta olan işyerlerinde.
(C) bendi: Türkiye Büyük Millet Meclisi ana binaları ile Meclis Başkanlığınca belirlenen yerlerde.
Bu yerlerde Kanun’a aykırı olarak silah veya mermi taşıyan ya da bulunduranlar hakkında, ilgili kanunlarda belirlenen cezaların iki katı hükmolunur. Yani ruhsatsız bir silah bu yerlerden birinde ele geçirilirse, m. 13’teki ceza iki katına çıkar.
Silahı ruhsatlı olan kişiler bakımından ise ayrı bir hüküm vardır: (A), (B) ve (C) bentlerinde sayılan yerlere silahla giren veya buralarda silah taşıyan kişiler, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde elli günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır.
Yargılama Usulü

Görevli Mahkeme
5235 sayılı Kanun’un 12. maddesi uyarınca ağır ceza mahkemeleri; maddede sayılan belirli suçlar ile ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlara bakmakla görevlidir. Bunun dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılır. Buna göre:
- m. 13/1 (2–4 yıl), m. 13/2 (5–8 yıl), m. 13/3 (1–3 yıl), m. 13/4 (6 aya kadar), m. 13/A (1–3 yıl) ve m. 15 kapsamındaki fiillerde görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.
- m. 12 (5–12 yıl) kapsamındaki silah kaçakçılığı fiillerinde görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir.
Ceza aralığını artıran hükümlerin uygulanabileceği hâllerde görev değerlendirmesinin de buna göre yapılacağı gözden kaçırılmamalıdır.
Seri Muhakeme Usulü: Hangi Fıkralarda Uygulanır?
Bu konuda internette sıkça yanlış bilgi paylaşılmaktadır. Doğru cevap, Ceza Muhakemesi Kanunu m. 250’nin metninde açıkça yazılıdır. CMK m. 250/1-(b) bendi, seri muhakeme usulünün uygulanacağı suçlar arasında 6136 sayılı Kanun’un 13. maddesinin ÜÇÜNCÜ fıkrası ile 15. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen suçları sayar. Bunun anlamı şudur:
- m. 13/3 (ev veya işyerinde tek silah bulundurma) → seri muhakeme uygulanabilir.
- m. 15/1, 15/2, 15/3 (bıçak ve diğer aletler) → seri muhakeme uygulanabilir.
- m. 13/1 (taşıma dâhil temel hâl) → kapsamda değildir.
- m. 13/2 (nitelikli hâl) → kapsamda değildir.
- m. 12 (silah kaçakçılığı) → kapsamda değildir.
Usulün işleyişi şöyledir: Soruşturma evresi sonunda kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır. Cumhuriyet savcısı veya kolluk görevlileri şüpheliyi usul hakkında bilgilendirir. Usulün uygulanması Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye teklif edilir ve şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi hâlinde bu usul uygulanır.
Cumhuriyet savcısı, TCK m. 61/1’deki hususları göz önünde bulundurarak suçun kanuni tanımındaki alt ve üst sınır arasında temel cezayı belirler ve bu cezadan yarı oranında indirim uygulayarak yaptırımı tespit eder. Belirlenen hapis cezası, koşulları varsa TCK m. 50’ye göre seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya m. 51’e göre ertelenebilir. Ayrıca koşulları bulunması hâlinde CMK m. 231 (hükmün açıklanmasının geri bırakılması) kıyasen uygulanabilir.
Müdafi huzurunda kabul şartı, usulün en önemli güvencelerinden biridir. Bu nedenle ifade aşamasında avukatın rolü bu suç tipinde özel bir anlam taşır.
Tutuklama ve Adli Kontrol
CMK m. 100/3, kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı hâlinde tutuklama nedeninin var sayılabileceği katalog suçları sayar. Bu katalogda 6136 sayılı Kanun bakımından yalnızca 12. maddede tanımlanan silah kaçakçılığı suçları yer alır.
Ruhsatsız silah bulundurma ve taşıma suçu (m. 13) katalog suçlar arasında değildir. Bu, m. 13 kapsamındaki bir fiil nedeniyle hiçbir koşulda tutuklama kararı verilemeyeceği anlamına gelmez; ancak tutuklama nedeninin somut olarak ortaya konulması gerekir. Uygulamada bu suçlarda daha çok adli kontrol tedbirlerine başvurulduğu görülmektedir. Tutukluluk süreci ve tutuklamaya itiraz ile adli kontrol kararının kaldırılması talebi ayrı başlıklar altında incelenmiştir.
Uzlaştırma Kapsamında mı?
Hayır. CMK m. 253, uzlaştırma kapsamındaki suçları iki grupta sayar: soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar ile maddede tek tek sayılan suçlar. 6136 sayılı Kanun’daki suçlar şikâyete bağlı değildir; soruşturma re’sen yürütülür. Bu suçlar CMK m. 253’te sayılan suçlar arasında da yer almaz. Dolayısıyla ruhsatsız silah suçlarında uzlaştırma yoluna gidilmez.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, Erteleme ve Seçenek Yaptırımlar
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle yeniden düzenlenmiştir. Güncel metne göre, yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise mahkemece HAGB kararı verilebilir.
Karar verilebilmesi için üç koşul aranır: sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması; sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması; suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi.
HAGB kararı verilmesi hâlinde sanık beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Bu süre içinde kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha HAGB kararı verilemez. Kurumun ayrıntıları ve HAGB kararına itiraz ile kararın memuriyete etkisi ayrı bir yazıda ele alınmıştır.
Cezanın ertelenmesi bakımından TCK m. 51 uygulanır: iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişiler bakımından üç yıldır. Erteleme için kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede kanaat oluşması gerekir.
Seçenek yaptırımlar bakımından TCK m. 49/2 uyarınca hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası kısa süreli hapis cezasıdır ve TCK m. 50 çerçevesinde seçenek yaptırımlara çevrilebilir.
Bu kurumların uygulanabilirliği, hükmolunan sonuç cezaya bağlıdır. Seri muhakeme usulünde uygulanan yarı oranındaki indirim, sonuç cezayı bu eşiklerin altına indirebildiği için pratikte belirleyici olabilmektedir.
Dava Zamanaşımı Süreleri
TCK m. 66, dava zamanaşımı sürelerini suçun gerektirdiği cezaya göre belirler. İlgili eşikler şunlardır: beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda on beş yıl; beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl. Maddenin üçüncü fıkrası uyarınca, dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur.
| Hüküm | Ceza aralığı | Dava zamanaşımı |
|---|---|---|
| m. 13/1 | 2–4 yıl hapis | 8 yıl |
| m. 13/2 | 5–8 yıl hapis | 15 yıl |
| m. 13/3 | 1–3 yıl hapis | 8 yıl |
| m. 13/4 | 6 aya kadar hapis | 8 yıl |
| m. 13/A | 1–3 yıl hapis | 8 yıl |
| m. 15/1 | 6 ay – 1 yıl hapis | 8 yıl |
| m. 12/1 | 5–12 yıl hapis | 15 yıl |
Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurup on beş yaşını doldurmamış olanlar hakkında bu sürelerin yarısının, on beş yaşını doldurup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hakkında ise üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer.
Soruşturmada Belirleyici Olan Hususlar
Ruhsatsız silah soruşturmalarında dosyanın seyrini etkileyen başlıca hususlar şunlardır:
Arama ve el koyma işleminin hukuka uygunluğu. Aramanın hâkim kararına veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yetkili merciin yazılı emrine dayanıp dayanmadığı, arama tutanağının usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediği incelenir.
Ekspertiz raporunun içeriği. Silahın 6136 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığı, atışa elverişli bulunup bulunmadığı, ses veya gaz fişeği atabilen bir silahın dönüştürülüp dönüştürülmediği kriminal inceleme ile belirlenir. Bu rapor, hangi fıkranın uygulanacağının temel dayanağıdır.
Ele geçirme yeri ve biçimi. Silahın ev veya işyerinde mi bulunduğu, yoksa taşınırken mi ele geçirildiği; m. 13/1 ile m. 13/3 arasındaki ayrımı belirler.
Sayı ve nitelik değerlendirmesi. Ele geçen silah, mermi ve parçaların sayı ve niteliğinin “vahim” sayılıp sayılmayacağı, 13/1 ile 13/2 arasındaki ceza farkını doğurur.
Zilyetlik ve bilgi unsuru. Silahın bulunduğu yerde birden fazla kişinin yaşadığı veya çalıştığı hâllerde, silahın kime ait olduğu ve kimin bilgisi dâhilinde bulundurulduğu ayrıca değerlendirilir.
Müsadere. Suç konusu silah ve mermiler bakımından güvenlik tedbiri olarak müsadere hükümleri ayrıca uygulanır.
Ümraniye ve Çevresinde Yetkili Adli Makamlar
Ümraniye, Çekmeköy, Sancaktepe, Ataşehir ve Üsküdar ilçelerinde işlenen suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturmalar İstanbul Anadolu Adliyesi bünyesindeki Cumhuriyet başsavcılığı ve mahkemeler nezdinde yürütülmektedir.
Yukarıda açıklandığı üzere 6136 sayılı Kanun m. 13 ve m. 15 kapsamındaki fiillerde görevli mahkeme İstanbul Anadolu asliye ceza mahkemeleri; m. 12 kapsamındaki silah kaçakçılığı fiillerinde ise İstanbul Anadolu ağır ceza mahkemeleridir. Silahla ilgili fiiller yağma suçunun nitelikli hâlleri gibi başka suçlarla birlikte gündeme geldiğinde görevli mahkeme bu suçlara göre belirlenebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Evde ruhsatsız silah bulundurmak suç mudur?
Evet. 6136 sayılı Kanun m. 13/3 uyarınca, 12. maddenin dördüncü fıkrasında sayılan nitelikli silahlardan olmayan bir adet silahın mutat sayıdaki mermileriyle birlikte ev veya işyerinde bulundurulması hâlinde bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yüz günden beş yüz güne kadar adli para cezası öngörülmüştür.
2. Ruhsatsız silah cezası para cezasına çevrilir mi?
Hükmolunan hapis cezası bir yıl veya daha az ise TCK m. 49/2 uyarınca kısa süreli hapis cezası sayılır ve TCK m. 50 çerçevesinde seçenek yaptırımlara çevrilebilir. Bu, mahkemenin somut olayda takdir edeceği bir husustur.
3. Ruhsatsız silah suçunda seri muhakeme uygulanır mı?
CMK m. 250/1-(b) uyarınca seri muhakeme usulü, 6136 sayılı Kanun’un 13. maddesinin üçüncü fıkrası ile 15. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları bakımından uygulanır. Taşıma fiilini de kapsayan m. 13/1 ile nitelikli hâli düzenleyen m. 13/2 bu kapsamda değildir.
4. Seri muhakemede ceza ne kadar indirilir?
CMK m. 250/4 uyarınca Cumhuriyet savcısı, belirlediği temel cezadan yarı oranında indirim uygulayarak yaptırımı tespit eder. Ayrıca koşulları varsa TCK m. 50 ve m. 51 ile CMK m. 231 hükümleri uygulanabilir.
5. Ruhsatsız silah suçunda HAGB verilebilir mi?
Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise ve CMK m. 231’deki koşullar gerçekleşirse verilebilir. Bu koşullar arasında sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması da yer alır.
6. Ruhsatsız silah suçunda uzlaşma olur mu?
Hayır. Bu suçlar şikâyete bağlı değildir ve CMK m. 253’te sayılan uzlaştırma kapsamındaki suçlar arasında yer almaz.
7. Ruhsatsız silah davasına hangi mahkeme bakar?
6136 sayılı Kanun m. 13 ve m. 15 kapsamındaki fiillerde asliye ceza mahkemesi, m. 12 kapsamındaki silah kaçakçılığı fiillerinde ağır ceza mahkemesi görevlidir.
8. Ruhsatsız silah suçunda tutuklama olur mu?
CMK m. 100/3 katalogunda 6136 sayılı Kanun bakımından yalnızca m. 12 (silah kaçakçılığı) yer alır. m. 13 katalog suçlarından değildir; tutuklama kararı verilebilmesi için tutuklama nedeninin somut olarak ortaya konulması gerekir.
9. Kuru sıkı tabanca bulundurmak suç mudur?
Ses veya gaz fişeği atabilen silahlar kural olarak 6136 kapsamında değildir. Ancak teknik özelliklerinde değişiklik yapılarak Kanun hükümlerine tabi silah hâline dönüştürülmüşse, dönüştürme eylemi m. 12 kapsamında üretim sayılır; dönüştürülmüş silahın satın alınması, taşınması veya bulundurulması ise m. 13/1 kapsamına girer.
10. Ruhsatlı silahımı her yerde taşıyabilir miyim?
Hayır. Ek Madde 1’de sayılan yerlerde (mahkeme salonları, hastanelerin psikiyatri bölümleri, ceza ve infaz kurumları, eğitim kurumları, öğrenci yurtları, toplantı ve gösteri yürüyüşleri, sendika ve dernekler, spor karşılaşmaları, grev yapılan işyerleri, TBMM ana binaları) silah taşınamaz. Bu yerlere silahla giren ruhsat sahipleri elli günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır.
11. Silahımı taşındığım yeni eve götürürken izin gerekir mi?
Bulundurma izni verilen silahın mesken veya işyeri değişikliği nedeniyle nakil izin belgesi alınmaksızın nakledilmesi hâlinde, 6136 m. 13’e 2024 yılında eklenen fıkra uyarınca idari para cezası uygulanır. Bu cezayı vermeye mülki idare amiri yetkilidir.
12. Silahımı çocuğun ulaşabileceği bir yerde bırakırsam ne olur?
18/8/2026 tarihinde yürürlüğe giren 6136 m. 13/A uyarınca, ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilmesi suretiyle çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Hüküm, silahın ruhsatlı olup olmamasına göre ayrım yapmaz.
13. Bıçak taşımak 6136 kapsamında mıdır?
Kanun’un 4. maddesinde sayılan kama, hançer, saldırma, şişli baston, sustalı çakı, pala, kılıç, kasatura, süngü, sivri uçlu ve oluklu bıçaklar, topuz, muşta ve benzeri aletler bakımından evet. Ev gereci olan veya tababet, sanayi, tarım, spor ya da bir meslek veya sanatın icrası için kullanılan aletler bu Kanun hükümlerine tabi değildir. Ancak kural olarak serbest olan bir alet bile sırf saldırıda kullanmak amacıyla taşınırsa m. 15’in son fıkrası uygulanır.
14. Ruhsatsız silah suçu zamanaşımına uğrar mı?
TCK m. 66 uyarınca; m. 13/1, m. 13/3, m. 13/4, m. 13/A ve m. 15/1 bakımından dava zamanaşımı sekiz yıl, m. 13/2 ve m. 12 bakımından on beş yıldır. Sürenin belirlenmesinde dosyadaki delillere göre suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur.
Değerlendirme
6136 sayılı Kanun m. 13, tek bir ceza öngören basit bir hüküm değildir. Silahın niteliği, sayısı, ele geçirildiği yer ve ele geçirilme biçimi; altı aya kadar hapisten sekiz yıla kadar uzanan bir ceza yelpazesi içinde hangi fıkranın uygulanacağını belirler. Aynı maddi olay, bir fıkra altında seri muhakeme usulüyle sonuçlanabilecekken, başka bir fıkra altında bu imkân olmaksızın yargılanır.
2024 yılında ruhsat işlemlerine ilişkin idari para cezalarının eklenmesi ve 2026 yılında silahın çocuk tarafından ele geçirilmesini düzenleyen 13/A maddesinin yürürlüğe girmesiyle maddenin kapsamı genişlemiştir. Bu nedenle somut olayın hangi fıkra kapsamında değerlendirileceği, dosyanın en başından itibaren teknik bir inceleme gerektirir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her olayın kendine özgü koşulları bulunur; belirli bir uyuşmazlık hakkında değerlendirme yapılabilmesi için dosyanın bütün olarak incelenmesi gerekir. Mevzuat metinleri 12 Ekim 2026 tarihi itibarıyla mevzuat.gov.tr üzerinden teyit edilmiştir; sonraki değişiklikler için güncel metne başvurulmalıdır.
Adem Türkcan Hukuk Bürosu
Madenler Mah. Özçelik Sok. No: 3/3, 34776 Ümraniye/İstanbul
Tel: 0537 026 14 52 · av.ademturkcan@gmail.com
Çalışma alanlarımız · İletişim

