Bir sabah kapınız çalınır, telefonunuza “ifadeye davet” mesajı düşer ya da bir yakınınız gözaltına alınır. Ceza soruşturması, çoğu insanın hayatında hiç beklemediği bir anda karşısına çıkar ve ilk saatlerde verilen kararlar dosyanın geri kalanını belirler. Bu rehberde ceza yargılamasının nasıl işlediğini, şüphelinin ve mağdurun haklarını, hangi aşamada neye dikkat edilmesi gerektiğini ayrıntılı biçimde ele alıyoruz.
Adem Türkcan Hukuk Bürosu, Ümraniye merkezli olarak ceza soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde şüpheli, sanık ve mağdur müvekkillere hukuki destek sunmaktadır. Aşağıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendi koşulları içinde değerlendirilmesi gerekir.

Ümraniye ceza avukatı — soruşturmadan karara ceza yargılaması rehberi
Ceza Yargılaması Kaç Aşamadan Oluşur?
Türk ceza muhakemesi iki ana aşamadan oluşur: soruşturma ve kovuşturma.
Soruşturma, suç şüphesinin öğrenilmesiyle başlar ve iddianamenin kabulüne kadar sürer. Bu aşamayı Cumhuriyet savcısı yürütür; kolluk (polis, jandarma) savcının talimatıyla hareket eder. Delil toplanır, ifadeler alınır, gerekirse arama ve el koyma yapılır.
Kovuşturma, iddianamenin mahkemece kabul edilmesiyle başlar ve hükümle sona erer. Artık dosya mahkemededir; duruşmalar yapılır, tanıklar dinlenir, savunma yapılır.
Bu ayrım önemlidir, çünkü hakların kullanılma biçimi ve zamanı aşamaya göre değişir. Soruşturma aşamasında yapılmayan bir itiraz, kovuşturmada telafi edilemeyebilir.
Soruşturma Aşaması: İlk Saatler Neden Kritik?
Şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılmak
İfadeye davet, mutlaka gözaltı anlamına gelmez. Kolluk veya savcılık, hakkınızda bir ihbar veya şikâyet bulunduğu için beyanınızı almak isteyebilir. Ancak “gidip anlatırım, zaten bir şey yapmadım” yaklaşımı, uygulamada en sık karşılaşılan hatalardan biridir. İfade tutanağı dosyanın kalıcı bir parçası hâline gelir ve sonradan “öyle demek istememiştim” demek çoğu zaman sonuç doğurmaz.
Gözaltı
Gözaltı, suç şüphesi altındaki kişinin özgürlüğünün geçici olarak kısıtlanmasıdır. Gözaltına alınan kişinin yakınlarına haber verilmesi, sağlık kontrolünden geçirilmesi ve avukatla görüşebilmesi kanunen güvence altındadır. Gözaltı süreleri suçun niteliğine ve dosyanın kapsamına göre değişir; süre sonunda kişi ya serbest bırakılır ya da tutuklama talebiyle hâkim önüne çıkarılır.
İfade ve sorguda haklarınız
Ceza Muhakemesi Kanunu, ifade alma ve sorgu sırasında şüpheliye tanınan hakları açıkça düzenler. Bunların en önemlileri şunlardır:
Susma hakkı. İsnat edilen suç hakkında açıklama yapmama hakkınız vardır. Susmanız suçu kabul ettiğiniz anlamına gelmez ve aleyhinize delil olarak kullanılamaz. Ancak kimlik bilgilerinize ilişkin soruları doğru yanıtlamak zorundasınız.
Müdafi (avukat) hakkı. İfade veya sorgudan önce bu hak size hatırlatılmak zorundadır. Avukat tutacak durumda değilseniz barodan avukat talep edebilirsiniz. Avukatınız, vekâletname aranmaksızın ifade ve sorguda yanınızda bulunabilir.
Müdafi olmadan alınan ifadenin durumu. Kanun açık bir güvence getirir: müdafi hazır bulunmaksızın kollukta alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Bu, savunma hakkının en somut korumalarından biridir.
Yeniden ifade alma sınırı. Aynı olayla ilgili yeniden ifade alınması gerekiyorsa bu işlem ancak Cumhuriyet savcısı tarafından yapılabilir.
İsnadın öğrenilmesi ve lehe delil isteme. Hangi suçla suçlandığınızı öğrenme ve lehinize olan delillerin toplanmasını talep etme hakkınız vardır.

Şüphelinin ifade ve sorgudaki hakları: susma hakkı, müdafi hakkı, yakınına haber verme
Arama, el koyma ve dijital deliller
Arama kural olarak hâkim kararıyla, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcı veya kolluk amirinin yazılı emriyle yapılır. Usulüne uygun olmayan aramada elde edilen delil, hukuka aykırı delil sorununu gündeme getirir.
Günümüzde dosyaların büyük bölümünde telefon, bilgisayar ve sosyal medya kayıtları belirleyici rol oynar. Dijital delillerde imaj alma prosedürüne uyulup uyulmadığı, hash değeri kontrolü, kopyanın ilgiliye verilip verilmediği gibi teknik ayrıntılar davanın seyrini değiştirebilir. Bu konuyu ayrıntılı ele aldığımız dijital imaj alma ve telefon inceleme prosedürleri yazımızı inceleyebilirsiniz.
Tutuklama ve Adli Kontrol
Tutuklama, ceza muhakemesinin en ağır koruma tedbiridir ve bir ceza değildir. Kanun, tutuklamayı kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması şartına bağlar. Klasik tutuklama nedenleri kaçma şüphesi ile delilleri karartma şüphesidir; ayrıca kanunda sayılan bazı suçlarda bu nedenlerin varlığı karine olarak kabul edilir.
Tutuklama kararına karşı itiraz yolu açıktır. Ayrıca tutukluluğun devamı kararları belirli aralıklarla incelenir ve her incelemede tahliye talebinde bulunulabilir.
Adli kontrol, tutuklama yerine uygulanabilen daha hafif tedbirlerdir: imza atma yükümlülüğü, yurt dışına çıkış yasağı, konutu terk etmeme, elektronik kelepçe gibi. Tutuklama talebiyle hâkim önüne çıkılan bir dosyada, adli kontrol seçeneğinin somut gerekçelerle savunulması çoğu zaman belirleyici olur.
Tutukluluk süreleri suçun türüne ve yargılamanın aşamasına göre farklılık gösterir. Somut dosyanızdaki süre hesabı için avukatınızdan bilgi almanız gerekir.
Şikâyet, Uzlaştırma ve Kamu Davası
Şikâyete bağlı suçlar
Bazı suçlarda soruşturma ancak mağdurun şikâyeti üzerine başlar. Bu suçlarda şikâyet hakkı, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren belirli bir süre içinde kullanılmalıdır; süre kaçırılırsa hak düşer. Şikâyetten vazgeçme de davayı sona erdirebilir. Hangi suçun şikâyete bağlı olduğu ve süresinin ne olduğu suç tipine göre değişir — bu nedenle şikâyet düşünülen her durumda vakit kaybetmeden hukuki destek alınmalıdır.
Uzlaştırma
Kanunda sayılan bazı suçlarda, dava açılmadan önce taraflar arasında uzlaştırma yoluna gidilir. Uzlaşma sağlanırsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir; sağlanamazsa süreç normal seyrinde devam eder. Uzlaştırma teklifi geldiğinde verilecek yanıtın sonuçlarını anlamadan karar vermemek önemlidir.
İddianame ve kovuşturmaya yer olmadığı kararı
Soruşturma sonunda savcı iki karardan birini verir: yeterli şüphe varsa iddianame düzenler, yoksa kovuşturmaya yer olmadığına (takipsizlik) karar verir. Takipsizlik kararına karşı, mağdur veya şikâyetçi süresi içinde itiraz edebilir. İddianame ise mahkemece incelenir; kabul edilirse kovuşturma başlar.
Kovuşturma: Duruşma Süreci
Kovuşturma aşamasında dosya, suçun türüne göre asliye ceza mahkemesinde veya ağır ceza mahkemesinde görülür. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar kanunda belirlenmiştir (yağma, kasten öldürme, nitelikli dolandırıcılık, uyuşturucu ticareti gibi ağır yaptırım öngörülen suçlar bu kapsamdadır).
Duruşmalarda iddianame okunur, sanığın savunması alınır, tanıklar dinlenir, deliller tartışılır. Savunma tarafının bu aşamada yapabilecekleri arasında tanık dinletme, bilirkişi incelemesi talep etme, keşif isteme, hukuka aykırı delillerin dosyadan çıkarılmasını talep etme yer alır.
Ceza yargılamasının amacı yalnızca cezalandırmak değil, maddi gerçeğe ulaşmaktır. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği, ispat edilemeyen isnat beraatle sonuçlanır. Beraat kararının hukuki niteliğini ve sonuçlarını ayrıntılı ele aldığımız ceza yargılamasının amacı ve beraat kararı yazımıza göz atabilirsiniz.

Ceza yargılaması aşamaları: soruşturma, iddianame, kovuşturma, istinaf ve temyiz
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)
HAGB, sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmayarak belirli bir denetim süresine bağlanmasıdır. Denetim süresi sorunsuz geçerse dava düşer; bu süre içinde kasıtlı bir suç işlenirse hüküm açıklanır.
Uygulanabilmesi için aranan temel koşullar şunlardır: hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması, mahkemede yeniden suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması ve suçun işlenmesiyle doğan zararın giderilmiş olması. Denetim süresi beş yıldır.
Önemli güncel bilgi: HAGB’ye ilişkin düzenleme Anayasa Mahkemesi kararı sonrası yeniden ele alınmış ve 7499 sayılı Kanun ile değiştirilmiştir. Bu değişiklikle birlikte HAGB kararlarına karşı öngörülen kanun yolu itirazdan istinafa dönüştürülmüştür. Ayrıca ceza yargılamasında istinaf başvuru süresi de yedi günden iki haftaya çıkarılmıştır; ancak değişiklik öncesi verilen hükümler bakımından eski süreler geçerliliğini koruyabilir. Dosyanızda hangi sürenin geçerli olduğunu mutlaka avukatınızla teyit ediniz.
HAGB kararının memuriyete etkisi ve karara karşı başvuru yolları hakkında ayrıntılı değerlendirmemizi HAGB kararına itiraz ve memuriyete etkisi yazımızda bulabilirsiniz.
Kanun Yolları: İstinaf ve Temyiz
Verilen karardan sonra süreç bitmez. Karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir; istinaf incelemesini Bölge Adliye Mahkemesi yapar. İstinaf, hem hukuka uygunluk hem de maddi vakıa denetimi yaptığı için yeniden yargılama imkânı sunar.
Kanunda öngörülen hâllerde, istinaf sonrası temyiz yoluyla dosya Yargıtay’a taşınabilir. Temyiz incelemesi kural olarak hukuka uygunluk denetimiyle sınırlıdır.
Kanun yolu süreleri hak düşürücüdür. Sürenin kaçırılması, hüküm ne kadar tartışmalı olursa olsun kararın kesinleşmesi sonucunu doğurur. Bu nedenle gerekçeli kararın tebliği ile birlikte süre takibinin titizlikle yapılması gerekir.
Sık Karşılaşılan Dosya Türleri
Uyuşturucu madde suçları. Ticaret amacıyla bulundurma ile kullanmak için bulundurma arasındaki ayrım, cezanın miktarını ve infaz rejimini kökten değiştirir. Miktar, ele geçiriliş biçimi, sarf beyanı ve iletişim kayıtları bu ayrımda belirleyicidir. Konuyu ayrıntılı incelediğimiz uyuşturucu ticareti ile kullanmak için bulundurma arasındaki farklar yazımızı okuyabilirsiniz.
Yağma (gasp). Ağır ceza mahkemesinin görev alanındadır ve nitelikli hâlleri cezayı önemli ölçüde artırır. Suçun hırsızlık mı yağma mı olduğu, cebir veya tehdidin varlığına göre belirlenir. Ayrıntılar için yağma suçu ve nitelikli hâlleri yazımıza bakabilirsiniz.
Kasten yaralama ve tehdit. Basit yaralama şikâyete bağlıdır ve uzlaştırma kapsamındadır; nitelikli hâller re’sen soruşturulur. Darp raporu, tanık beyanları ve kamera kayıtları belirleyicidir.
Dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma. Özellikle ticari ilişkilerden doğan uyuşmazlıklarda, fiilin hukuki uyuşmazlık mı yoksa suç mu olduğu ayrımı kritik önemdedir.
Bilişim suçları. Sosyal medya üzerinden hakaret, tehdit, özel hayatın gizliliğini ihlal ve verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi dosyaları son yıllarda belirgin biçimde artmıştır. IP kayıtları ve dijital delil prosedürleri bu dosyaların merkezindedir.
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve alkollü araç kullanma. Adli ve idari yaptırımların birlikte gündeme geldiği, ehliyet geri alma süreçleriyle iç içe geçen dosyalardır.
Uluslararası boyutu olan suçlar. Kimi suç tipleri hem iç hukukta hem uluslararası hukukta düzenlenir. Bu alandaki değerlendirmemiz için insanlığa karşı suçlar ve TCK m. 77 yazımıza bakabilirsiniz.
İnfaz: Ceza Kesinleştikten Sonra
Yargılamanın bitmesi sürecin bittiği anlamına gelmez. Hükmün kesinleşmesiyle birlikte infaz aşaması başlar ve bu aşamanın kendi kuralları vardır.
Hapis cezalarının infazında koşullu salıverilme, denetimli serbestlik, açık ceza infaz kurumuna ayrılma gibi kurumlar devreye girer. Bu kurumlardan yararlanma koşulları suçun türüne, cezanın miktarına ve kişinin durumuna göre değişir; bazı suçlarda özel infaz rejimi uygulanır. İnfaz hesabında yapılan bir hata, kişinin cezaevinde gereğinden uzun kalmasına yol açabileceği için hesabın kontrol ettirilmesi önemlidir.
Adli para cezalarında ödeme, taksitlendirme ve ödenmemesi hâlinde hapse çevrilme süreçleri söz konusudur. Ödeme güçlüğü yaşayan kişilerin, taksitlendirme talebini süresinde yapması hak kaybını önler.
İnfaz aşamasında ayrıca; hükümlünün nakil talepleri, hastalık nedeniyle infazın ertelenmesi, denetimli serbestlik yükümlülüklerinin ihlali gibi başlıklarda başvuru yolları bulunur. Bu başvuruların muhatabı çoğu zaman infaz hâkimliğidir.
Adli Sicil ve Sabıka Kaydı
Ceza yargılamasının en çok merak edilen sonuçlarından biri, kaydın ne kadar süreyle görüneceğidir.
Adli sicil kaydı, cezanın infazı tamamlandıktan sonra silinip arşiv kaydına alınır. Arşiv kaydının silinmesi ise kanunda öngörülen sürelerin geçmesine ve koşulların gerçekleşmesine bağlıdır. Kamu görevine giriş, silah ruhsatı, bazı meslek grupları ve yurt dışı vize başvuruları bakımından bu kayıtların doğurduğu sonuçlar farklılık gösterir.
Beraat, düşme ve kovuşturmaya yer olmadığı kararları sabıka kaydı oluşturmaz. HAGB kararları ise genel sabıka kaydında görünmez; bunlar için tutulan ayrı sistemde saklanır ve yalnızca kanunda sayılan hâllerde ilgili mercilerce görülebilir.
Kaydın silinmesi için başvuru gerekip gerekmediği ve hangi sürenin uygulanacağı dosyaya göre değiştiğinden, memuriyet veya meslek başvurusu öncesinde durumun teyit edilmesi yerinde olur.
Mağdur ve Şikâyetçi İseniz
Ceza hukuku yalnızca şüpheliyi değil, suçtan zarar göreni de korur. Mağdur veya şikâyetçi sıfatıyla:
- Soruşturma dosyasına delil sunabilir, tanık bildirebilirsiniz.
- Kovuşturma aşamasında katılan (müdahil) sıfatıyla davaya katılarak taraf hâline gelebilirsiniz.
- Takipsizlik kararına süresi içinde itiraz edebilirsiniz.
- Koşulları varsa uğradığınız zararın tazmini için hukuk mahkemesinde ayrıca dava açabilirsiniz.
- Kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet dosyalarında koruma tedbirleri talep edebilirsiniz.
Katılan sıfatının kazanılması yalnızca bir usul işlemi değildir; dosyaya erişim, delil sunma ve kanun yoluna başvurma imkânı sağladığı için sonucu doğrudan etkiler.
Suç Duyurusunda Bulunmak İstiyorsanız
Bir suçun mağduru olduğunuzu düşünüyorsanız, savcılığa suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Başvuru; Cumhuriyet Başsavcılığına doğrudan verilecek dilekçeyle, kolluk birimlerine başvurarak veya ilgili elektronik sistemler üzerinden yapılabilir.
İyi hazırlanmış bir suç duyurusu dilekçesinde şunlar bulunur: olayın tarih ve yer bilgisiyle birlikte anlatımı, şüphelinin kimliği veya kimliğine ulaşmayı sağlayacak bilgiler, delillerin listesi (mesajlar, kamera kayıtları, tanıklar, belgeler) ve talep. Anlatımın duygusal değil, olay örgüsüne dayalı ve tarih sıralı olması dosyanın anlaşılırlığını artırır.
Delillerin kaybolma riski varsa bunu dilekçede belirtmek önemlidir; örneğin güvenlik kameralarının kayıtları çoğu sistemde belirli bir süre sonra otomatik silinir. Bu nedenle kamera kaydı bulunan olaylarda beklemeden başvuru yapılması gerekir.
Şikâyete bağlı suçlarda süre işlediği için, “biraz düşüneyim” denilerek geçirilen haftalar hak kaybına yol açabilir. Hangi suçun şikâyete bağlı olduğu ve süresinin ne olduğu suç tipine göre değiştiğinden, tereddüt hâlinde hızlıca hukuki görüş alınması yerinde olur.
Çocuk ve Gençlerin Karıştığı Dosyalar
Çocukların karıştığı ceza dosyaları, yetişkinlerinkinden farklı bir usule tabidir. On iki yaşını doldurmamış çocuklar hakkında ceza sorumluluğu bulunmaz; bu yaş grubunda ancak koruyucu ve destekleyici tedbirler gündeme gelir. On iki-on beş yaş aralığında ise çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin bulunup bulunmadığı araştırılır. On beş-on sekiz yaş grubunda ceza sorumluluğu vardır, ancak cezada indirim uygulanır.
Çocuklarla ilgili soruşturmalarda müdafi bulundurulması zorunludur; çocuk, müdafi olmadan ifade veremez. Duruşmalar kural olarak kapalı yapılır ve dosyalar çocuk mahkemelerinde görülür. Sosyal inceleme raporu, bu dosyalarda belirleyici bir belgedir.
Ebeveynler açısından en kritik nokta şudur: çocuğunuz kolluk tarafından çağrıldığında, “küçük bir mesele, halledip geliriz” yaklaşımıyla hareket etmemek gerekir. Çocuk dosyalarında verilen ilk beyan, ileride eğitim ve meslek hayatını etkileyecek sonuçlar doğurabilir.
Ceza Soruşturmasında Yapılan Sık Hatalar
Uygulamada karşılaştığımız, sonucu doğrudan etkileyen davranışları toparlamakta yarar var.
“Nasılsa bir şey yapmadım” diyerek hazırlıksız ifade vermek. Suçsuzluk, kendiliğinden anlaşılan bir şey değildir; dosyaya doğru biçimde yansıtılması gerekir. Hazırlıksız verilen ifade, farkında olmadan aleyhe unsurlar içerebilir.
Delil olabilecek kayıtları silmek. Mesajları, arama kayıtlarını veya sosyal medya paylaşımlarını silmek, teknik olarak çoğu zaman geri getirilebildiği gibi, delil karartma şüphesi doğurarak tutuklama riskini artırır.
Karşı tarafla doğrudan iletişime geçmek. Özellikle mağdurla temas kurup “şikâyetini geri çek” demeye çalışmak, bazı dosyalarda ayrı bir suç oluşturabilir veya tutuklama gerekçesi hâline gelebilir.
Sosyal medyada dosya hakkında paylaşım yapmak. Devam eden soruşturma hakkında yapılan paylaşımlar dosyaya girebilir ve aleyhe yorumlanabilir.
Tebligatları önemsememek. Adrese gelen tebligatın alınmaması süreyi durdurmaz. Süreler tebligatla işlemeye başlar ve kaçırılan süre telafi edilemez.
Süreleri son güne bırakmak. İtiraz, istinaf ve temyiz dilekçelerinin hazırlanması zaman ister; son güne bırakılan başvurularda maddi hata riski yükselir.
Ceza Avukatı Süreçte Ne Yapar?
Bir ceza avukatının işi, duruşmada savunma yapmaktan çok daha geniştir:
Dosya incelemesi. Soruşturma dosyasının incelenmesi, hangi delillerin bulunduğunun ve hangilerinin usule aykırı toplandığının tespiti.
İfade ve sorguda hazır bulunma. Sorulan soruların hukuki sınırlar içinde kalmasının denetlenmesi, tutanağa geçen beyanların doğruluğunun kontrolü.
Tedbirlere itiraz. Tutuklama, adli kontrol, el koyma ve arama kararlarına karşı itirazların hazırlanması.
Savunma stratejisi. Dosyanın hukuki nitelendirmesi, lehe delillerin toplanmasının talep edilmesi, bilirkişi ve keşif taleplerinin zamanında sunulması.
Süre takibi. Şikâyet, itiraz, istinaf ve temyiz sürelerinin hak kaybı doğurmayacak biçimde takibi.
İnfaz aşaması. Cezanın infazına ilişkin hesaplamalar, denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme başvuruları.
Müvekkilin bilgilendirilmesi. Sürecin her aşamasında ne olduğunun, sonraki adımın ne olacağının ve olası senaryoların anlaşılır biçimde aktarılması. Ceza dosyalarında belirsizlik, sürecin kendisi kadar yıpratıcıdır.
Sık Sorulan Sorular
İfadeye çağrıldım, avukat olmadan gitsem olur mu? Gitmek zorunda olabilirsiniz ancak avukatsız ifade vermek zorunda değilsiniz. Müdafi hakkı ifade öncesinde size hatırlatılmak zorundadır ve avukat vekâletname olmadan da ifadede hazır bulunabilir. İfade tutanağı dosyanın kalıcı parçası olduğu için, avukat eşliğinde ifade vermek en güvenli yoldur.
Susma hakkımı kullanırsam aleyhime olur mu? Hayır. Susma hakkının kullanılması suçun kabulü anlamına gelmez ve aleyhe delil olarak değerlendirilemez. Yalnızca kimlik bilgilerine ilişkin soruları doğru yanıtlama yükümlülüğünüz vardır.
Gözaltına alınan yakınıma nasıl ulaşabilirim? Gözaltına alınan kişinin durumunun yakınlarına bildirilmesi kanuni bir güvencedir. Avukat, kişiyle görüşebilir ve dosyanın durumu hakkında bilgi alabilir. Bu nedenle bu aşamada bir avukattan hukuki destek alınabilir.
Tutuklanırsam ne kadar tutuklu kalırım? Tutukluluk süreleri suçun türüne ve yargılamanın aşamasına göre değişir; ayrıca tutukluluk belirli aralıklarla incelenir ve her aşamada tahliye talebinde bulunulabilir. Somut süre hesabı dosyaya göre yapılır.
Tutuklama yerine adli kontrol mümkün mü? Evet. Adli kontrol, tutuklamaya göre daha hafif tedbirlerdir (imza, yurt dışı çıkış yasağı, elektronik kelepçe gibi). Koşulların varlığı hâlinde tutuklama yerine adli kontrol uygulanması talep edilebilir.
HAGB alırsam sabıka kaydımda görünür mü? HAGB kararları adli sicilde genel kayıtta görünmez; bunlar için tutulan ayrı bir sisteme kaydedilir ve yalnızca kanunda sayılan hâllerde ilgili mercilerce görülebilir. Memuriyet ve bazı meslekler bakımından doğurduğu sonuçlar dosyaya göre değişir.
HAGB kararına karşı hangi yola başvurulur? 7499 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası HAGB kararlarına karşı kanun yolu istinaf olarak düzenlenmiştir. Başvuru süresi bakımından kararın tarihi önem taşır; sürenin dosyanıza göre teyit edilmesi gerekir.
Şikâyetimden vazgeçersem dava düşer mi? Yalnızca şikâyete bağlı suçlarda vazgeçme davayı sona erdirir. Re’sen soruşturulan suçlarda şikâyetten vazgeçmek yargılamayı durdurmaz; olsa olsa cezada indirim nedeni olarak değerlendirilebilir.
Uzlaştırma teklifini kabul etmeli miyim? Bu, dosyanın somut koşullarına bağlıdır. Uzlaşma bazı dosyalarda hızlı ve lehe bir çözüm sunarken, bazı dosyalarda hak kaybına yol açabilir. Karar vermeden önce hukuki değerlendirme alınmalıdır.
Duruşmaya katılmak zorunda mıyım? Kural olarak sanığın duruşmada hazır bulunması aranır; ancak kanunda öngörülen hâllerde müdafi aracılığıyla temsil veya istinabe yoluyla ifade mümkündür. Mazeretsiz katılmamak zorla getirme kararına yol açabileceğinden, katılamayacağınız duruşmalar için önceden mazeret bildirilmesi gerekir.
Beraat edersem uğradığım zararı isteyebilir miyim? Koşulları varsa, haksız yere gözaltına alınma veya tutuklanma hâllerinde tazminat talep edilmesi mümkündür. Bu talebin de kendine özgü süresi ve usulü vardır.
Çocuğum ifadeye çağrıldı, ne yapmalıyım? Çocuklarla ilgili soruşturmalarda müdafi bulundurulması zorunludur; çocuk müdafi olmadan ifade veremez. Süreci küçümsemeden, ifade öncesinde mutlaka hukuki destek alınmalıdır.
Sabıka kaydım ne zaman silinir? Adli sicil kaydı, cezanın infazı tamamlandıktan sonra arşiv kaydına alınır; arşiv kaydının silinmesi ise kanunda öngörülen sürelere ve koşullara bağlıdır. Beraat ve takipsizlik kararları kayıt oluşturmaz.
Ümraniye’deki ceza davalarına hangi mahkeme bakar? Ümraniye’de işlenen suçlara ilişkin dosyalar, suçun türüne göre İstanbul Anadolu Adliyesi’ndeki asliye ceza veya ağır ceza mahkemelerinde görülür.
Ümraniye ve Çevresinde Ceza Hukuku Hizmetlerimiz
Adem Türkcan Hukuk Bürosu, Ümraniye Madenler Mahallesi’ndeki ofisinde; soruşturma aşamasında ifade ve sorguda hazır bulunma, tutuklama ve adli kontrol kararlarına itiraz, iddianameye karşı savunma hazırlığı, duruşmalarda temsil, istinaf ve temyiz başvuruları ile infaz aşamasındaki başvurular konusunda hizmet vermektedir. Mağdur ve katılan vekilliği de çalışma kapsamımızdadır.
Ümraniye, İstanbul Anadolu Yakası’nın en kalabalık ilçelerinden biridir ve buna bağlı olarak ceza yargılamasına konu olan uyuşmazlıkların çeşitliliği de yüksektir. Ticari faaliyetin yoğunluğu dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma dosyalarını, sosyal medya kullanımının yaygınlığı bilişim suçlarını, trafik yoğunluğu ise trafik güvenliğine ilişkin dosyaları öne çıkarmaktadır. Bölgedeki dosyaların büyük bölümü İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görüldüğünden, adliye pratiğine ve mahkeme uygulamalarına hâkimiyet süreç yönetiminde belirgin fark yaratır.
Çekmeköy, Ataşehir, Sancaktepe, Üsküdar ve Anadolu Yakası’nın diğer ilçelerinden dosya kabul edilmektedir. Ceza hukukunun yanı sıra aile, kira, gayrimenkul ve icra hukuku alanlarını kapsayan çalışma alanlarımızı inceleyebilirsiniz.
Sonuç
Ceza yargılamasında zaman en kıymetli kaynaktır. Soruşturmanın ilk saatlerinde alınan doğru bir tavır, kovuşturma aşamasında aylarca sürecek bir düzeltme çabasının önüne geçer. İfadeye çağrıldıysanız, bir yakınınız gözaltına alındıysa veya hakkınızda dava açıldığını öğrendiyseniz, adım atmadan önce dosyanızın değerlendirilmesi en güvenli yoldur.
Unutulmaması gereken bir nokta daha var: ceza mevzuatı sık değişen bir alandır. Yargı paketleriyle gelen düzenlemeler infaz rejimini, kanun yollarını ve süreleri etkileyebilmektedir. Bu yazıda yer alan bilgiler yayın tarihi itibarıyla geçerli olup, işlem yapmadan önce güncel durumun teyit edilmesi gerekir.
Ceza hukuku süreçleriniz hakkında bilgi almak için iletişim sayfamız üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayınız için bir avukata danışınız.
Yararlanılan temel kaynaklar: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (ifade ve sorgu hükümleri, koruma tedbirleri, HAGB, kanun yolları); 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu; 7499 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler (HAGB kanun yolu ve istinaf süresi); Anayasa Mahkemesi’nin CMK m. 231’e ilişkin iptal kararı.
